Veteriner ve gıda tesisi onayı
Avrupa Birliği’ne gıda satmak, bir ülkeye ya da şirkete değil belirli bir binaya verilen bir onay gerektiriyor. Bu ayrım çok şeyi açıklıyor.
Avrupa Birliği’ne ihracat yapmak isteyen bir Ukraynalı gıda üreticisi; kesin, talepkâr ve sık sık yanlış anlaşılan bir sistemle karşılaşıyor.
Neye onay veriliyor
Tesise. Şirkete değil, ülkeye değil: belirli bir adresteki belirli bir tesise; tek tek listelenerek ve yalnızca onaylandığı kategorilerde ihracata izin verilerek.
Üç tesisi olan bir şirketin biri onaylı ikisi onaysız olabilir. Üretimi onaysız tesise taşımak bir lojistik kararı değil; bir ihracat yasağıdır.
Arkasında neyin var olması gerekiyor
Kontrollerini ithalatçı tarafın kabul ettiği bir ulusal yetkili otorite. İnsanların kaçırdığı katman bu: tesis onaylıdır çünkü ülkenin veteriner hizmetinin onu denetleyeceğine güvenilmektedir. Onay devredilmiş güvendir ve o güven zedelenirse ülkenin tamamından geri alınabilir.
Ayrıca gerekli olanlar: kalıntı izleme planları, uluslararası standartlara akredite laboratuvar kapasitesi, çiftlikten sevkiyata izlenebilirlik ve tesis içinde belgelenmiş gıda güvenliği yönetimi.
Ne kadar sürüyor
Tipik olarak yıllar. Denetimler, düzeltici faaliyet planları, yeniden denetimler. Bunu bir evrak işi sayan firmalar başarısız oluyor; bir üretim sistemi yükseltmesi sayanlar genellikle başarıyor.
Zorluğa neden değiyor
Çünkü onay, geçtikten sonra sizi koruyan bir bariyer. Her rakip aynı süreçle karşılaşıyor, çoğu vazgeçiyor ve onaylı bir tesis, başkasının hızla edinemeyeceği bir varlığa sahip oluyor.
Avrupa pazar erişiminin genel biçimi bu: girmesi pahalı, girildikten sonra değerli ve değerli kalmasının nedeni o pahalılık.
Onayın ülkeye ya da şirkete değil binaya verilmesi, dışarıdan garip görünür ama denetim mantığı açısından doğrudur: denetlenen şey süreç, süreç ise bir yerde yürüyor. Ekipman sertifikasyonunda da benzer bir mantık var — belge ürüne değil üretim hattına bağlı. Zorluğu, sahtekârlığı imkânsıza yakın kılması.
Bu analizi paylaş
Yorumlar