İki kur krizi, üç şok ve bir savaş: tek sayfada
İki kur krizi, üç dış şok ve bir savaş. Hepsinden sağ çıkan az sayıda kurum ve hikâye de bu.
Tek sayfaya sıkıştırıldığında son yirmi yılın Ukrayna makroekonomik kaydı, kısa toparlanmalarla ayrılmış bir şoklar dizisi ve altından geçen tek bir kurumsal iyileşme çizgisi.
Şoklar
2008: çelik ihracatına ve döviz borçlanmasına bağımlı bir ekonomiyi vuran küresel bir finansal kriz; bir devalüasyon ve bir bankacılık krizi üretti.
2014-2015: toprak kaybı, sanayi kapasitesi kaybı, büyük bir ihracat pazarının çöküşü, ikinci bir devalüasyon ve birincisinden derin ikinci bir bankacılık krizi.
2020: bir pandemi; diğerlerinin ölçütlerine göre yönetilebilirdi.
2022: hepsinin en büyüğü; üretim tek bir yılda kabaca üçte bir düştü.
Aralarda ne yeniden kuruldu
2015 sonrası, sıkışık bir dönemde: merkez bankası bağımsızlığı ve enflasyon hedeflemesi, dalgalı kur, ödeyen bir mevduat güvencesiyle temizlenmiş bir bankacılık sistemi, maliyeti yansıtan enerji fiyatlaması, açık kamu alımı ve açık siciller ve bir yurt içi tahvil piyasası.
Hiçbiri gösterişli değil ve hepsi taşıyıcı.
Son şok neyi gösterdi
Kurumların tuttuğunu. Kur çökmeden hareket etti. Bankalar açık kaldı ve mevduat sahipleri hücum etmedi. Bütçe para basmadan finanse edildi. İstatistikler yayımlanmayı sürdürdü.
Bunların her biri önceki on yılın reformlarından doğrudan bir getiri ve hiçbiri 2013’te mümkün olmazdı.
Çıkarılmaya değer ders
Kurumsal reform sınanana kadar görünmez ve mümkün olan en kötü anda sınanır. Kriz yokken yapma argümanı tam olarak bu; ki gerekçelendirmenin en zor olduğu an da o.
Bu sayfayı yirmi yılın özeti olarak okuyorum ve şunu görüyorum: her şokta kaybedilen para, kurumdan daha kolay yerine konuyor. 2008’de kaybettiğimiz sermaye üç yılda geri geldi; kaybedilen güvenin geri gelmesi on yıl aldı. Ayakta kalan az sayıdaki kurum, bu ülkenin bir sonraki şokta ne kadar hızlı toparlanacağını belirleyecek.
Bu analizi paylaş
Yorumlar